Okuduğum birkaç kitap: Oynamak İster misin? Asi Melekler Empati
Aklımda kalan birkaç film: Tell No One Agora Secondhand Lions
Aile olarak şu uğursuz Ocak ayını merdivenden düşmem ile kapattık (1 haftadır yatıyorum, kuyruk sokumumda kırık olabilirmiş vs.). Kardeşimin hızlı bir giriş yaptığı aydan başta babam olmak üzere, annem ve ben de payımıza düşeni aldık. Allahtan kocacığım sağlam. Kuzenin bacağı, teyzemin kolu kırık, ana oğul tek bir adam ancak ediyorlar, onlar da cabası. Ha bu arada bu benim bu ay içindeki 2. düşüşüm, diğeri köpek gezdirirken bir köpek çetesinin saldırısına uğradığımız vakit olmuştu. Artık Merkür mü geriledi, Satürn'ün kemeri mi sıktı her ne hal olduysa... Umarım yılın geri kalanı bu ayın tersine bir tutum izler. Hatta ne yılı, ömrümüzün geri kalanı.
Çarşamba, Ocak 25, 2012
Lanet edesim geliyor bazen kalbimin yumuşaklığına,
Böylesine sevgi dolu yetiştirilmiş oluşuma...
Kimseyi sevmesem, önemsemesem daha mı kolay olurdu hayat acaba?
Boğazında tüy yumağı olan bir kedi gibiyim,
Nereye kussam bilemedim...
Cumartesi, Aralık 17, 2011
Bloguma göz gezdirirken Haziran ayında taslağı oluşturulmuş bir yazı buldum, belki de yazı demek doğru olmaz, tek bir paragraf üstelik tamamlandığından bile emin değilim. Çözdüğüm bir testin sonucu muydu neydi kim bilir, nereden nasıl yazdığımı çıkaramadım, ama gayet geçerli olduğunu düşünerek geç de olsa yayınlıyorum.
'Yetenekleriniz sayesinde bir çok işin altından büyük bir beceriyle kalktığınız insanların gözünden kaçmıyor. Bu nedenle üzerinize düşen iş yükü başkalarına oranla fazla. Tam bitirip kendinizi mutlu edecekken, başka bir işin ucundan tutmak durumunda kalıyorsunuz. Profesyonellik anlayışınız şikayet etmemeyi de içerdiğinden, sessiz, sakin, ama bir hayli yorgunsunuz...'
Salı, Aralık 13, 2011
Çoğunlukla mutlu hissetmek,
hatta yaşamı anlamakta zorlananlara şaşıp kalmak;
Bazense mutlu olmak için tek bir sebep bulamamak,
hayatın yüküyle ezilmek,
sıklıkla sevdiklerini kaybetmekten korkmak,
gözyaşlarına hakim olamamak.
Hiçbir şey yapmak istememek,
durdurup zamanı bir süre kaybolmayı dilemek.
Bu çelişkili duyguların tek tutarlı yanının,
tekrarlanacak olduğunu bilmek...
Eylül sonuna ait bir yazıyla blogumun tozunu alıyorum. 12. İstanbul Bienali... Kaç seferdir Bienal için İstanbul'a gidiyordum, bu sefer biraz daha farklıydı durum, benim İstanbul gezime denk gelmişti Bienal. Beni aylardır sabırla beklemekte olan (!) siz değerli okuyucularım için bol fotoğraflı bir yazı yazacağım ve üstün (!) sanat anlayışımla beğendiğim parçalardan bazılarını paylaşacağım.
Senden Sonra Uzam - Zamanın Geometrisi, Nicholas Bacal