tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Nisan 10, 2013

Sanatsever sanat sever

Şubat'ta döndüm ülkeme ve döner dönmez, Amerika'da aç kaldığım kültür sanat aktivitelerine daldım.
Aklımda kaldığı kadarıyla, kısa kısa notlar:

ODTÜ 14. Sanat Festivali kapsamındaki sergiden en beğendiğim üç eser solda. Sırf sergiyi gezmeye gidecek kadar iyi bir sergi olduğunu düşünmüyorum, ama o tarafa yolunuz düşerse, diğer aktivitelerden herhangi birine biletiniz varsa, sergide dolanmayı ihmal etmeyin.

Gezdiğim bir diğer sergi Haluk Evitan'ın. Güzeldi, sevmediğim yalnızca 2-3 eseri vardı. Özellikle bol renkli, soyutlara bayılıyorum. Nitekim bir resim bile aldık, en üstteki bizimki.

Sergileri bitirip tiyatrolara geçelim. Şimdiye kadar izlediğim en etkileyici eserlerden biriydi desem yalan olmaz: Yastık Adam. Gerildim mi gerildim, hatta ağladım. Komedi değil anlayacağınız. Zaten sahne bir sorgu odası. Karekterler iki polis, sorgu altında bir yazar ve onun engelli kardeşi. Çok düşündürücü bir eser. Tiyatronun saati, konunun üzerinde düşünüp, çözmeniz gereken zamandan çok daha kısa. Tiyatro içinde geçen her bir öykü, iç içe geçmiş bağlantılar, herkesin altta yatan hikayesinin benzerliği vs vs. Ayrıca özellikle Katuryan Katuryan'ı oynayan Murat Çidamlı ve Ariel'i oynayan Tolga Tekin'in performansı izlemeye değer. Unutmadan İrfan Şahinbaş sahnesi bu oyun için biçilmiş kaftan. Şansınız varsa orada izleyin derim.

Diğer bir tiyatroyu oyunculukları, dekorun sadeliğini, sahne geçişlerini beğensem de içerik itibariyle tavsiye edemeyeceğim. Oyunun adı: Sanat.

Dün ise İdil Biret konserindeydim. Fark ettim ki ellerin hızına gözlerim yetişemiyor. Çok etkileyiciydi. Eserler favorilerimden değildi ama artık söz konusu olan bir şov muhtemelen, insanların çalınan eserlerden ziyade bu performanstan zevk alacakları düşünülüyor sanırım. Nitekim benim için öyle de oldu.

Pazar, Şubat 06, 2011

Krem Karamel

Krem Karamel diye bir tiyatro oyunu izledim Cuma akşamı. Dişi insanın gerek annelik, gerek karılık, gerek hanımlık diye tanımlanabilecek ezberletilmiş görevlerine ve onları nasıl da gerçekleştirdiğine dikkat çekiyordu. Gerçi  medyanın izleyiciyi kandırmasına yönelik de bir gönderme mevcuttu. Konusunu buraya yazmıyorum ilgilenenler DT'den bakar...

1 saatlik bir oyundu, tıpkı hasta ziyaretinin olduğu gibi tiyatro oyununun (hele hele operanın) kısa olanı makbuldür, böylece tadı damağımızda kalır :P Her neyse keyifli diyebileceğim bir oyundu, izlenebilir efenim... Gerçi başroldeki bayan (zaten 2 kişilik bir oyun) çalışan bir kadın da olabilirdi. Bence o şartlarda bu konu daha etkileyici olurdu.